ÇAĞDAŞ AKANT
 
 
 

Çağdaş AKANT tarafından, 2018 yılında Google arama motoru çalışma prensiplerini araştırmak amacıyla üretilmiş altı adet test sayfasından üçüncüsündesiniz.

 
 
 
 

VERİTABANCI SİMİTÇİ

CRM ya da PR kavramlarını çok uzaklarda aramayalım. Son bir yıldır öğle yemeklerini dışarıda yemek durumunda kaldığımızdan iş yerinden iki ağabeyimle Tunalı civarlarında yemeğimizi yiyor ve öğleden sonrası için de Tunalı Pasajı karşısındaki köşeden simit alıyorduk. Yaklaşık on-on beş gündür tezgahın başka birisi tarafından işletildiğini fark etmiştim. Dün bu sefer simidi ben alacağım diyerek (genelde ağabeylerime aldırıyordum artık vicdanım sızlar hale gelmişti) tezgahın yanına gittiğimde simitçi tezgahın başında değildi. Ben de her tezgahın başında simitçi olmadığında, Türk'lerin yaptığı refleks ile tezgahın camını açacak ve parayı koyarak iki tane simit alacaktım. Öyle de yaptım tezgahın sürgülü camını açtım, 1 TL'yi rafa koydum, tam simitleri alacaktım ki orada el yazısı ile bir şeyler yazılı, üst üste zımbalanmış müsvette kağıtları gördüm.

Beni iyi tanıyanlar ne kadar meraklı olduğumu bilirler "yav bu da nedir, ne yazmış bu adam, bir bakayım, benden ya da Barış'tan daha iyi yazabilmiş mi?" dedim!
08.10 - 2
08.15 - 1
08.21 - 1
08.22 - 2 sonra bu listenin altına
13.55 - 2 yazıp, yazımı anlasın diye de 2'nin üstüne bir yıldız koyup simitleri aldım.

Anlayacağınız bu listede öğleye kadar hangi dakikada kaç simit satılmış yazıyordu.  Beni tanıyanlar yine iyi bilirler ki veritabanı tutmaya bayılırım. "Allah'ım adamdaki bilince bak veritabanı tutuyor!" dedim. Ama emin de değildim. Belki de belediye böyle bir şeyler istemiştir falan. Neyse uzatmayayım, bugün yine aynı simitçiye uğradık, bu sefer oradaydı. Nasılsın iyi misin hoşbeşinden sonra "13.55 simitlerini toplama ekledin mi?" deyince "Ağabey sen miydin o?" diye gülmeye başladı.

"Neden tutuyorsun?" diye sordum, "belediye mi istiyor?" dedim. "Yok ağabey ben 15 gün önce aldım bu tezgahın işletmesini, henüz yabancısıyım müşterinin dedi. (o da simit alan grubun profilini anlamaya çalışıyor galiba) Bunları dakika dakika yazıyorum, hangi saatlerde müşteri yığılıyorsa ona göre sıcak simit getireceğim, o gün sabahın simiti akşama kaldı, utandım müşteriden diyince ellerine sarılıp öpmek geldi valla içimden.

Yaaa işte böyle...

İster CRM (Customer Relationship Management) deyin, ister PR (Public Relation), isterseniz de "Market Research". Ben simitçinin mesaj kaygısız yaptığı işten kendime mesaj çıkarmazsam ölürdüm. Ne mi çıkardım? Yooo o kadar uzun boylu değil, her şeyi de yazacak değilim ya. :) "Herkesin aldığı mesaj kendine!"

Artık her simit aldığımda aklıma "veritabancı simitçi" gelecek.  Zeka, işine saygı, kar arttırma. Hepsinin sonucunda yaratılan gerçek katma değer ve farklılaşarak rakiplerinden ayrılma.  Bunları öğretmek için yıllarca insanları yüksek ücretli okullarda okutuyorlar. Sonuç "veritabancı simitçinin" yanından bile geçemeyecek olanlar her yerdeler.

Tüm içerik alıntıdır, kaynak bilinmiyor.

 
 
 
 
 
cagdas@cagdasakant.com